© Spor 44

"Bukalemunlar Neden Hep Kazanır?"

​Malatya futbolunun yıllardır süregelen makus talihi, saha içindeki taktik hatalardan ya da yeteneksiz ayaklardan ibaret değil. Bu şehrin futbol hafızasını asıl zehirleyen şey; tribünlerin samimi terini, armanın kutsallığını kendi cüzdanına ve kariyerine tahvil eden o tanıdık gölgelerdir.

 

 

Hepimizin malumu olan, adını anmaktan bile imtina ettiğimiz ama eylemlerini ezbere bildiğimiz bir profil var: Ortalığı karıştıran, fitne tohumları eken, her devrin muktedirine biat edip her dönemin gemisinden sağ salim karaya çıkan o "kurt" figür. Bugün yine Malatya futbolunun içinde...!

Malatyaspor döneminde, Yeni Malatyaspor döneminde, Malatya Yeşilyurtspor döneminde ve Battalgazi Belediyespor döneminde...Adam her yerde...

​Sokaktaki taraftar saçını başını yolar, rengine gönül verdiği takımın küme düşüşünü gözyaşlarıyla izlerken; bu şahıs nasıl olur da her zaman işini rayına koyar? Milletin nefreti çığ gibi büyürken, o nasıl olur da her masada kendine yer bulur ve hep kazanan tarafta yer alır?

​Gelin, bu "başarının" (!) kirli anatomisine yakından bakalım.

​-Omurgasızlığın Getirdiği Konfor

​Dürüst bir insanın kırmızı çizgileri vardır; ilkeleri, savunduğu değerleri ve bir duruşu vardır. Bu yüzden dürüst insanlar bazen kaybeder, dışlanır. Ancak bahsettiğimiz bu profil için "duruş" sadece yüktür. Rüzgar ne taraftan eserse o tarafa eğilir, güç kimdeyse onun kapısında el pençe divan durur. Yalakalık onun için bir zül değil, hayatta kalma ve yükselme enstrümanıdır. Omurgası olmayanın, sırtı da yere gelmez.

​-Kaostan Beslenmek (Böl ve Yönet)

​Bu tipler huzurun olduğu yerde barınamazlar. Çünkü huzur ve şeffaflık, liyakati getirir. Liyakatin olduğu yerde ise onlara ekmek çıkmaz. Bu yüzden sürekli fitne sokarlar; yönetimi teknik direktöre, teknik direktörü futbolcuya, taraftarı kulübe düşürürler. Yarattıkları o bulanık suda ise sadece kendileri balık avlayabilir. Malatya futbolu ne zaman bir ivme yakalamaya çalışsa, arkadan çelme takan hep bu gizli ellerdir.

​-Güç Odaklarının "Kullanışlı Aparatı" Olmak

​Yukarıdakiler, yani kulübü yönetenler ya da şehre yön verenler, bazen kirli işleri yapacak, kamuoyunu manipüle edecek "kullanışlı aparatlar" ararlar. İşte bizimki tam bu noktada devreye girer. Tepedekilerin duymak istediği yalanları söyler, onların yapmak istediği ama ellerini kirletmek istemediği işleri üstlenir. Karşılığında ise nemalanacağı o küçük (bazen de büyük) pastadan payını alır.

​-Nefret Neden Ödüle Dönüşüyor?

​Toplum olarak en büyük hatamız, bu insanlara hak ettikleri yalnızlığı yaşatmamaktır. Millet nefret ediyor diyoruz ama o güç masalarında hala bu insana selam verenler, onun arkasını toplayanlar var. O, toplumsal nefreti paratoner gibi emer; çünkü bilir ki bu düzende ahlak değil, "iş bitiricilik" ödüllendirilir.

​-Sonuç olarak;

Evet, o bugün yine kazandığını sanıyor olabilir. İşleri tıkırında, cebi dolu, keyfi yerinde olabilir. Ancak Malatya’nın sokaklarında, taraftarın vicdanında ve futbolun temiz tarihinde onun adı hiçbir zaman "kazanan" olarak yazılmayacak.

​Tarih, bu şehre ve onun değerlerine ihanet ederek nemalananları sadece birer "kara leke" olarak kaydedecek. Hakiki kazananlar ise, takımı küme düşse bile başı dik yürüyen, o armayı karşılıksız seven temiz yürekler olarak kalacaktır.

​Çünkü paranın satın alamadığı tek şey, şerefli bir esamidir.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER